Work and Travel: Amerika’da yollar, trafik, benzin ve polisler

Yollar ve trafik

İlk olarak söyleyebileceğim şey Amerika’da araba sürmek çok kolay. Yollar çok düzgün ve geniş. 4 ay boyunca trafiğe 1-2 kere rastlamışımdır. Çok garip ama hiç korna sesi duymadım diyebilirim. Yani araba kullanmak çok kolay. Trafik kurallarına gelirsek, alışması kolay diyebilirim. Kurallar eyaletlere göre farklılık gösterebilir.

Hız kurallarına çok dikkat edin. Hız kuralı neyse ona göre gidin hız limiti 60 ise, 61 ile bile gitmeyin. Hemen radara takılabilirsiniz.

Kırmızı ışık yanarken, yol serbest ise sağa dönüş yapılabilir. O yüzden yolu kontrol edip dönüşünüzü yapabilirsiniz.

Uzun otobanlarda gideceğiniz yerin çıkışları oluyor mesela Exit-222, Exit-223 gibi. Çıkmanız gereken yeri kaçırdıktan sonra o çıkışa tekrar dönmeniz için uzun bir yol kat etmeniz gerekebilir. O yüzden çıkışları iyi takip edin.

Sağa, sola dönüş yaparken sinyallerinizi önceden verin, Amerikalılar kurallara hep uydukları için çok rahat araba kullanıyorlar ve herkesi kendileri gibi görüyorlar. Oluşabilecek her kazaya önlem için dikkat edin.

Yollarda bizde ki gibi kısa, paralı yollar ve bununla beraber OGS tarzında EZ-PASS diye bir sistem var. Eğer aracınızda bu sistem yoksa, bazı yerlerde yolun sağ tarafında vezneler oluyor para ödeyip birkaç kerelik geçiş kartı alabilirsiniz. Bilmediğiniz için veya görmeden hızlıca geçerseniz, ödenecek miktar arabanın üstüne yazılıyor yani sizin üzerinize.

Alkollü araç kesinlikle kullanmayın, başınıza çok büyük sorunlar açabilirsiniz.

Amerika’da harita programları çok düzgün çalışıyor, yolları rahatça bulabilmek için telefonunuzun haritasını veya Google Maps kullanabilirsiniz.

Polisler

Amerika’da polislerin hiç acıması yok ve polisler her yerdeler. En ufak yanlışınızda hemen sizin peşinize takılabilirler. Ve bunu sinsice yapıyorlar. Siz hiç farketmeden arabanın peşine takılıyorlar ve sizi izliyorlar. Sonra bir anda sirenlerini çalıp, ışıklarını yakıyor. Böyle bir durumla karşılaşırsanız, nerede olursanız olun sağa çekmek zorundasınız. Hemen sağa çekin camınızı yarılayın, arabada ki herkesle birlikte ellerinizi gözüken bir yere, direksiyona koyup bekleyin ve hareket etmeyin. Polis gelip size ne yapmanızı söylüyorsa onu yapın. Sizden kimliğinizi ve araba evraklarını isteyecektir, her bir hareketinizi yaparken bunları söyleyerek yapın. Kimliğimi çıkartıyorum, belgelerimi çıkartıyorum gibi. Ani hareketlerle elinizi cebinize şak diye atmayın, bu yanlış anlaşılabilir ve polis silah çıkartıyorsunuz sanabilir.

Eğer hız limitini aştıysanız veya başka küçük bir hatanız varsa, turist olduğunuz için ilk seferde uyarı alabilirsiniz. Eğer bu birkaç kere tekrarlandıysa ama bu sefer polis ceza yazabilir.

Polislerle arkadaş gibi konuşmaya çalışmayın, Türkiye’de ki gibi rüşvet tarzı şeyler veya rahat konuşmalarda bulunmayın. Gerçekten çok sertler, minicik bir hatanızı bile sanki birine çarpmışsınız gibi davranıyorlar. Herhangi bir olayda sakince hareketler yaparak, durumu düzgünce anlatmaya çalışın.

Benzin

Öncelikle Amerika’da benzin istasyonlarında benzini kendiniz dolduruyorsunuz, doldurmak için bekleyen pompacılar yok.

Üç çeşit benzin var ve kaliteleri farklı. Benzinin litresi 70 cent ve 1 dolar arası değişiyor. Onlarda litre yerine galon kullanılıyor. 1 galon, 3,79 litre‘ye eşit oluyor. Yani arabanın deposuna göre 25-40 dolar arası full benzin doldurabilirsiniz.

İstasyona geldiğinizde benzin doldurma pompalarından birinin yanına arabayı park ediyorsunuz, arabayı tamamen kontaktan kapatmayı unutmayın. Eğer nakit ödeyeceksiniz, hangi kalitede ve kaç dolarlık benzin istiyorsanız, marketin içine girip kasiyere arabanın durduğu pompanın numarasını ve istediğiniz miktarı söylüyorsunuz. Parayı verdikten sonra arabanın yanına geliyorsunuz, ödediğiniz miktar kadar benzin hazır oluyor sonra kendiniz benzininizi dolduruyorsunuz.

Eğer kredi kartı veya debit (banka) kartı ile ödeme yapacaksınız, marketin içine girmeden, pompanın yanına kartla ödeme sistemi var. Bu kartla ödeme sistemine kartınızı takıp hemen çekiyorsunuz. Kartı içinde bekletip niye olmuyor bu diye telaşlanmamak için hemen kartı yuvaya takıp sonra çekin. Amerika’da tüm bankamatikler böyle çalışıyor. Kartı takıp çektikten sonra size, kredi kartı mı, debit kartı mı diye soruyor, kartınızı seçtikten sonra hangi kalitede benzin istiyorsanız onu seçip pompayı arabaya takıyorsunuz. Kaç paralık dolduğu ekranda gösteriyor, istediğiniz miktarı doldurduktan sonra pompayı çekiyorsunuz ve işlem tamam..

İlk başta garip gelecektir ama sonra bu işlemlere de alışacaksınız 🙂

Amerika’da nasıl araba satın alınır ve kiralanır okumak için: http://www.flamingone.com/work-and-travel-amerikada-araba-satin-almak-kiralamak/

Aklınıza takılan sorular için yorum bırakabilir veya iletişime geçebilirsiniz 🙂

Post Author
Eda Derman

Comments

2 Comments
  1. yazar:
    Yakup Tacgun
    Kas 23, 2017 Reply

    Merhaba
    New York da hiç araba kullandiniz mi.gercekten kolay olmadığını göreceksiniz.
    2.si bana daha denk gelmedi pompacisiz benzin istasyonu.

    • yazar:
      Eda Derman
      Kas 26, 2017 Reply

      Merhabalar, hayır New York’ta araba kullanmadım. Kalabalık şehirlerde, her yerde olduğu gibi araba kullanmak zordur. Ben genelde Texas, California, Miami buralarda araba kullandım, benzini hep kendimiz doldurduk. Şehirler arası farklılıklar olabilir 🙂

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Join to instagram

Daha fazlası için: